|
|
Bu hafta vizyonda üç yeni film var. Herkesin Keyfi Yerinde, Romantik Komedi ve Tanrının Kitabı bu hafta vizyonda yerini alacak üç muhteşem film, şimdi den iyi seyirler...
Bu hafta vizyonda üç yeni film var. Herkesin Keyfi Yerinde bir baba ve dört evlat arasında geçenler, yaşananlar ve yaşanamayanlara ilişkin… Romantik Komedi aşkı arayan ve onun dışında pek bir şey aramayanların hikayesi diyebiliriz… Tanrı’nın Kitabı biraz uhrevi yaklaşımla dünyanın değişimine ilişkin bir çözüm öneriyor…İyi seyirler
Herkesin Keyfi Yerinde / Everbody’s Fine
Sihirli Dadı’nın yönetmeninden yaşlanan ve yalnız kalanların hayatlarına uzanacak bir hikaye… Farkılılaşan yaşam tarzları, hep öteye itelenen ve gözden kaçtığı sanılan konular bu filmin konusu…
Karısını keybeden Frank, kendisine Robert De Niro hayat veriyor, yalnızlığın ortasında hafta sonu gelecek olan çocuklarını bekler ama şehir hayatının hengamesinde dağılmış olan evlatlar gelemez…
Baba da onları ziyeret etmeye karar verir teker teker… Herkesin gösterdiğinin ve anlattığının dışında bir hayatları olduğunun farkına varır. Bu da paylaşım eksikliğinden kaynaklıdır yüzde yüz… Çocuklarının çocukluk halleriyle yapılan sorgulama sahnesi bir hayli etkileyici… Ve yolculuk hali her şekilde insana iyi gelir, dünyasını genişletir önermesi de burada bir hayli geçerli… Aile değerlerine sahip çıkmak, onun için çaba harcamaktan geçer demeyi de ihmal etmiyor, yoksa ıssız Adam’daki ana – oğul ilişkisine döner her şey… Ama filmin ismine de taşındığı gibi sonu umutlu bitiyor yine de… Drew Barrymore, Kate Backinsale ve Sam Rockwell bu filmin evlatları….
Romantik Komedi
Romantik komedi genelde sinemanın bir türü ama burada bir filme isim oluyor ve acaba kör gözüm parmağınıza durumu mu yaratmaya çalışıyorlar demeden edemiyor insan… Romantik komedi Hollywood’un olmazsa olmazı ve gayet iyi örnekleri de var… Biz de bir romantik komedi geleneğinden ancak 70’li yılların filmlerine bakarak söz edebiliriz…
O yıllarda Tarık Akan ve Gülşen Bubikoğlu’nun bir ayrıldım bir barıştım komedileri bugün bile hala tatlı tatlı izleniyor. Son yıllarda da Murat Şeker bu yolda ilerlemeye çalışıyor. Aslında Romantik Komedi, kendi tarzı içinde çok kötü bir yerde durmuyor, hatta örnekleriyle kıyaslarsak çıtanın üstünde bile tutabiliriz….Konu klasik tabii, zaman zaman da bayıyor, insanların onca züppelik içinde insani değerler bulmaya çalıştığı, farklı karakterlerin ortada dolaştığı bir film. Sosyo-ekonomik sınıfların her şeyi aştığı, insanların tek dertlerinin mutlu bir ilişki olduğu gerçeğine dayandırılması da sıkıyor tabii. Ama onun dışında oyunculuklar ve açılar sarkmıyor, filmi bir yere taşımaya çalışıyor. Oyuncu kadrosu da genç ve popüler isimlerden oluşuyor, bu da filmin gişesi için bir artı oluşturabilir….
Tanrının Kitabı / The Book of Eli
Birisi insanlık için birisi de kendisi için mücadele eden iki insan var filmde… Sanki peygamberlerin ortaya çıkmadığı, ama zevk ve sefanın yerini sefalete bıraktığı tarihin yeniden yazılmaya başladığı dönemlerde geçiyor film… Her şeyin tersine döndüğü bir zaman dilimi… Yeni nesil okuma yazma bilmiyor, eski dünyadan kalanların izini sürüyor. Adamların bir tanesi ki Eli, aslında kimsenin bilmediği, eski dünyadan kalan değerli bir şey taşıyor çantasında, yüreğinde, kafasında… Sırf insanlık için…
Modern bir peygamber sayabiliriz onu.. Diğeri kutsal kitabın ağzıyla bu yok olmuş dünyaya doğan yeni nesili kendine bağlamak isteyen, Tanrı olmak isteyen bir adam ki o da Carnegie… Bu iki adamın çatışması eşliğinde yol alıyoruz film boyunca neredeyse… Eli’nin ağzından dökülen kelimelerin bir kısmı batıya gitmesi yönünde hep. Nükleer felaket sonrasını ve kahramanın bir şeyi takip etmesini anlatan Fallaout 3 oyununa benzetebilir kimileri… Aslında felaket senaryoları anlatan filmlerin çoğu atmosfer yaratımı, insanların birbirlerine karşı saldırgan tutumlarıyla üç aşağı beş yukarı aynı… Ama uhrevi yanı onu başka bir çizgiye taşıyor...
Banu Bozdemir / Gazeteport

Twitter
Myspace
Digg
Del.icio.us
Reddit
Yahoo
Technorati
Googlize this
Blinklist
Facebook